İlişkiler tıkandığında, uzaydan geldiğimizi veya eşimizin uzayda yaşadığını söyleyerek anlaşılamadığımızı belirtiyor, yaşadığımız öfkeye kılıf buluyoruz. Erkekler ve kadınların olaylar karşısındaki tutumları neden bu kadar değişik, her şeyi genetik ile açıklamak doğru mu diye düşündüğüm için yetişme koşullarının en az hormonlar ve genler kadar etkili olduğunu anlatan bir yazı yazmıştım. Geri dönüşlerden benim gibi düşünen çok kişi olduğunu gördüm. Ancak aksini iddia edenler de var. Onlar, kadın- erkek arasındaki zıt duygusal yapının büyüme tarzına değil biyolojik oluşuma bağlı olduğuna inanıyorlar. Yaşadıkları veya tanık oldukları birkaç olayı aktaracağım, gerçekten yanlış anlaşılmalar olabiliyormuş! Sadece kadın ya da erkek olmak farklı algıya, günah almaya yeter diyenler için, biraz da mizah olsun diye dinlediğim örnekleri yayınlıyorum.
4 Nisan 2014 Cuma
FARKLI GEZEGENLERDEN GELEN MESAJLAR
FARKLI GEZEGENLERDEN GELEN MESAJLAR
İlişkiler tıkandığında, uzaydan geldiğimizi veya eşimizin uzayda yaşadığını söyleyerek anlaşılamadığımızı belirtiyor, yaşadığımız öfkeye kılıf buluyoruz. Erkekler ve kadınların olaylar karşısındaki tutumları neden bu kadar değişik, her şeyi genetik ile açıklamak doğru mu diye düşündüğüm için yetişme koşullarının en az hormonlar ve genler kadar etkili olduğunu anlatan bir yazı yazmıştım. Geri dönüşlerden benim gibi düşünen çok kişi olduğunu gördüm. Ancak aksini iddia edenler de var. Onlar, kadın- erkek arasındaki zıt duygusal yapının büyüme tarzına değil biyolojik oluşuma bağlı olduğuna inanıyorlar. Yaşadıkları veya tanık oldukları birkaç olayı aktaracağım, gerçekten yanlış anlaşılmalar olabiliyormuş! Sadece kadın ya da erkek olmak farklı algıya, günah almaya yeter diyenler için, biraz da mizah olsun diye dinlediğim örnekleri yayınlıyorum.
İlişkiler tıkandığında, uzaydan geldiğimizi veya eşimizin uzayda yaşadığını söyleyerek anlaşılamadığımızı belirtiyor, yaşadığımız öfkeye kılıf buluyoruz. Erkekler ve kadınların olaylar karşısındaki tutumları neden bu kadar değişik, her şeyi genetik ile açıklamak doğru mu diye düşündüğüm için yetişme koşullarının en az hormonlar ve genler kadar etkili olduğunu anlatan bir yazı yazmıştım. Geri dönüşlerden benim gibi düşünen çok kişi olduğunu gördüm. Ancak aksini iddia edenler de var. Onlar, kadın- erkek arasındaki zıt duygusal yapının büyüme tarzına değil biyolojik oluşuma bağlı olduğuna inanıyorlar. Yaşadıkları veya tanık oldukları birkaç olayı aktaracağım, gerçekten yanlış anlaşılmalar olabiliyormuş! Sadece kadın ya da erkek olmak farklı algıya, günah almaya yeter diyenler için, biraz da mizah olsun diye dinlediğim örnekleri yayınlıyorum.
1 Nisan 2014 Salı
ENERJİ HIRSIZLARI
ENERJİ HIRSIZLARI
Mutlu
olma halimiz aniden kaybolur, bazen de üzerimize nedensiz bir hüzün yapışır.
Anlam veremediğimiz moral kayıplarını, baş ağrılarını çoğu kez anlayamayız, huzursuz
oluruz. Bu durumun nedenlerinden birisi yakın çevremizdeki “Enerji Hırsızları”
desem şaşırabilirsiniz. Adında hırsız var ama bu kişiler yaşamımıza akraba ya
da arkadaş statüsü ile rahatça sızarlar. Biz de bilinçsizce, kendimizi korumak
yerine ikramla, hürmetle ağırlarız bu insanları. (İzinsiz olarak bir şey almaya çalmak
denildiği için hırsız sözcüğünü kullandım, mutluluk da bir servettir çünkü)
28 Mart 2014 Cuma
HANGİ GEZEGENDE BÜYÜDÜK ACABA?
FARKLI GEZEGENLER
Yıllar önce kadınlar ve
erkeklerin farklı gezegenlerden olduğunu anlatan kitap serileri yayınlanmıştı, karşı
cins ile yaşanan iletişim kopukluğunun analizi yapılıyordu. "Erkekler ne
söylüyor kadınlar ne anlıyor" konusu hala güncelliğini koruyor. Çünkü insanlık
kadar eski olan bu sorunu tam olarak çözen veya adlandıran bir bilgin çıkmadı
henüz. Sorunların kaynağını, değişik gezegenlerden gelmiş olmaya bağlayan da var
biyolojik yapı taşlarına bağlayan da! Tek ortak nokta, herkesin anlaşılamamaktan
şikayetçi ve kırılgan olarak yaşaması sanırım.
Yıllar önce kadınlar ve
erkeklerin farklı gezegenlerden olduğunu anlatan kitap serileri yayınlanmıştı, karşı
cins ile yaşanan iletişim kopukluğunun analizi yapılıyordu. "Erkekler ne
söylüyor kadınlar ne anlıyor" konusu hala güncelliğini koruyor. Çünkü insanlık
kadar eski olan bu sorunu tam olarak çözen veya adlandıran bir bilgin çıkmadı
henüz. Sorunların kaynağını, değişik gezegenlerden gelmiş olmaya bağlayan da var
biyolojik yapı taşlarına bağlayan da! Tek ortak nokta, herkesin anlaşılamamaktan
şikayetçi ve kırılgan olarak yaşaması sanırım.
Taraflar olarak çoğu zaman
birbirimizi anlamıyoruz gerçekten; kadın
ve erkeğin radikal bir olaya dahi aynı tepkiyi veremediğini görmüşsünüzdür. Kadınları
çözdüm diyen erkek zaten yok gibi (olgunluk dönemini
yaşayanlar hariç) Aynı şekilde beraber olduğu erkeğe son derece
anlayışlı davranan, insan olmak ile dişiliği birbirine karıştırmayan kadın tipi
de bir o kadar az galiba. Erkekler daha sade ve gerçekçi, kadınlar daha
karmaşık ve duygusal görünüyor.
13 Mart 2014 Perşembe
ACI BİR KAYIP; "BERKİN"
BU NOKTAYA NASIL GELDİK ?
![]() |
| #Berkin Elvan |
Türkiye, ekmek almaya giderken
vurulan küçük bir çocuğun kaybı ile sarsıldı. Ebeveynler, bir çocuğun
doğumunun ve varlığının ne kadar kutsal olduğunu bildikleri için herkesten daha
çok üzüldü. (Sadece masum bir çocuğun ölümüne
değil ülkenin içine düştüğü çıkmazın nelere denk geldiğini gördüğümüze de
üzüldük.) Her ortamda ayrım yapmadan bizi korumak, güvenliğimizi
sağlamak ile görevli polisler neden böylesine orantısız güç kullanıyor, hepsi
mi vicdanını terk etti diyerek kahroluyoruz. Korkutmak veya engellemek için
değil yok etmek için vuruyorlar, düşmanla savaşıyorlar sanki! Polisin sıktığı
gaz ve ilaçlı suya, attığı dayaklara ve kullandığı silahlara bakınca "hangi
savaştayız?" diye soruyorum. Düşman kim diye birbirlerine soruyorlar mıdır? Sanki
ülkemizin bayrağı indirildi, başka milletlerin tankları caddelerde geziyor,
esaret altındayız da nefsi müdafaa yapılıyor. Hiç kimse sokaklara sosyal
etkinlik olsun diye dökülmez, macera olsun diye sakatlanmayı, ölümü göze almaz.
Yıllarca geriye gittiğimizi kimse göremiyor sanırım.
7 Mart 2014 Cuma
BAHAR TEMİZLİĞİ
BAHAR TEMİZLİĞİ
Bahar temizliği, kadınlar
arasında detaylı temizlik anlamına gelen bir ifadedir. Gerçek anlamda titiz
olunmayan evlerde sadece misafirin göreceği yerler temizlenir, köşe bucak
dağınık ve tozludur. (Esaslı
temizlik ancak, baharda, bayramlarda, çok özel günlerde yapılır ama kalkıştığımız
işi büyük temizlik değil bahar temizliği ile diye anarız.) Kış
günlerinin bitmesi ile isli, dumanlı günler de biter, baharda evlerin ıssız
köşeleri bile tertemiz olur. Bir yandan temizleriz bu bahane ile ciddi bir eşya
ayıklaması da yaparız. Giymediğimiz kıyafetlerden başlayarak, el sürülmeyen
eşyaları yaşamımızdan çıkarıp alınacaklara yeni alanlar açarız. Bir anda
hafifleriz, evimizi, eşyalarımızı daha çok severiz sanki.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

