
Ülkemiz genelinde, özellikle Doğu
bölgesine yayılan toplum yapısında erkeklerin evlilik dışı ilişkilerinin olması
olağandır. Hatta aldatmak çoğu evde, erkekliğin şanındandır denilecek kadar
rutin bir olay haline gelmiştir; haber değeri yoktur kısacası. Erkekler de
kadının aldatılan ve mağdur rolde olmasını benimsemiştir. Kendisinin yaptığını
eniştesi de damadı da yapabilir mantığı, kuşaklar boyu yazılı olmayan kurallar arasında kabul edilmiş, kadınlar cephesine hiç bakılmamıştır.
Erkeğin
cinsel arayışları kadın için geçerli olamaz kabulü artık yıkılıyor, günümüzde
kadınlar da erkekler kadar rahatça aldatıyor. Üstelik durum, birkaç istisna örnek
olmaktan çıkmış haldedir… (Yayınlanmış istatistiklerden, eşini aldatan kadınlar ile ilgili şaşırtıcı oranları -muhafazakar bir
toplum olduğumuz halde- öğrenebilirsiniz.) Kadının aldatması, hem kentlerde hem de kırsalda
yaşanabildiğine göre eğitim düzeyi ya da kültür birikimi ile bağlantılı değildir.
Çok tutucu ailelerde dahi kadınların da korkusuzca ikinci hatta üçüncü ilişkiyi yaşadığı biliniyor.
Erkekler gibi bir tür gereksinim ya da doğal hak olarak görüyor olabilirler!