7 Ağustos 2015 Cuma

ILIK KADIN OLABİLMEK

Bir kadının sahip olması gereken özellikleri sıralarken bazen erkekler ile aynı düşünüyoruz. Örneğin, (seksapel herkese göre değişse bile) ilişkide “güzel kadın” unvanı değerli bir parametre sayılıyordu. Artık yeni arayışlar, yaklaşımlar seslendiriliyor.  Son yıllarda patlama yapan kişisel gelişim sektörü, kadına dair yeni söylemler, kavramlar üretti. Dingin bir iletişim için sadece dişi enerji üzerinde yoğunlaşmayı, erkeğe uyum sağlamayı farklılaştırarak anlatmaya başladılar. Bu rüzgar ile birlikte erkeklerin kafasında olan, kadınsal donanımlar listesi de değişime uğradı, ilk sıralarda sakinliği anlatan “ILIK KADIN” olma hali yer almaya, “GÜZEL KADIN” ile yarışmaya başladı.

Kadınların birbirine, kendileri başaramadığı halde telkinde bulunabildiği “Ilık Kadın” tiplemesini ben de merak ediyorum. “ILIK KADIN” dingin, huzur veren ve kaprislerinden arınmış bir yapı olsa gerek. Ancak erkek arkadaşlarımın eşlerinden beklentileri, kız arkadaşlarımın yaşadığı iletişim sorunlarının ulaştığı yer farklı. Kişisel gelişim dünyasındaki kadının mutlu olması için çeşitli yaklaşım teknikleri anlatsa başarılması güç bir özellik gibi görünüyor! Yaptığım çıkarım, duygusal gerilim, volkanik sıcaklığa ulaşsa da, ılık kadınların, erkeğini (hiçbir koşulda!!!) eleştirmeyen, eksik hissettirmeyen, taleplerinin gerçekleşmesi için beklemeyi bilen bir kitleyi simgelediğine karar verdim. (alttan almanın modernize hali)

Dizi karakterlerini ve aşırı düzeyde sosyal refah içinde yaşayanları bir tarafa bırakırsak çoğunluğun yaşamı çetin koşullarda geçiyor.  İletişimde yüksek kalite kavramı akılara bile gelmiyor, hele geçim derdi ilk sıradaysa kadınlar, filmlerde, romanlarda olduğu gibi ortalıkta arzu nesnesi olarak dolaşamıyor. Pek çok nedenle gergin, kırılganlığını gizliyorlarsa hırs dolular. Yıllar içinde ertelenen isteklerin, tutulacak sözlerin hayal olduğu sonucuna ulaştıklarında o evde huzurun kalmadığını bilmek zor değil, çoğu kişi test edip onaylamıştır zaten.

Kadın doğal olsun, anlayışlı olsun, hemen itiraz etmesin, isteklerini uygun bir zamanda söylesin, beklesin biraz diyen erkeklere yönelik basit anket yapabilsek keşke!  Hemen her evde karşılaşabileceğiniz diyaloglarda kadınların yaklaşımı irdeleyen birkaç örnekleme yapacağım.

1-Toplu taşım araçlarında hırpalanarak işten gelmiş, zamanla boğuşurken ahtapota dönüşmüş, pek çok  işi bir arada yapmaktan canından bezmiş, epey yorgun  bir kadın; kapıyı anahtarla açmaya bile üşenen, zili de ısrarlı çalan eşi geldiğinde onu  nasıl karşılamalı?
a)  Oyy! Yiğidim aslanım gelmiş, hoş geldin !  
b)  Ne duyarlı bir adamsın, iyi ki kapıyı açıp içeri girmiyorsun, yoksa rujumu sürmeden yakalayacaktın beni!
c)  Yaşlanıyorum galiba, apartmana girdiğini nasıl fark etmedim, yoksa sana zili bile çaldırmam inan ki!
d)   Anahtarını evde mi unuttun hayatım?( bir surat, kırgın ve öfkeli bakışlar eşliğinde)
e)      ……
2-Bir sohbet ortamında karşıdakilerin sadece dinleyici oldukları ve zihinlerinde blok dersin sonunda çalan zilin hayali ile direndikleri monolog ortamında çok uzun konuşan bir eş nasıl susturulur?
a)Sürekli servis yaparak beslenme moduna geçmesini sağlamak,
b) Gizli numaradan, gizlice onu arayıp oluşacak boşlukta hemen gündemi değiştirmek,
c)Konuklara “tıp” oynamanın nostaljik etkisi hakkında  açıklamalar yapmak,
d)Sessiz kalıp tavandaki sıva işçiliğini değerlendirmek
e) ……
3- Kapıdan içeri girer girmez gün içindeki sadece olumsuz gelişmeleri aktarıp, cilvesini, hoşgörüsünü ve samimiyetini arabada bırakmış, her şeyden şikayet eden eşe ne denir?
a)Şekerim ne zalimler var etrafında, her sorun da seni buluyor!
b)Benden hiçbir şey saklamıyor olmana bayılıyorum! (Hiç eğlenceli şeyler paylaşamasak da hayat müşterektir.)
c)Önce meyhaneye uğrayıp efkar dağıtmaman büyük incelik, direk eve gelmene çok duygulandım.
d)Taşıdığın stres karşısında eziliyorum. Benim  çalıştığım gezegende hiç sorun yok.
e) ….. 
4- Kadınlarda, isabetsiz hediye alınması sendromu var. Erkeklere “ben hediye almayı bilmiyorum” yargısını kim enjekte etmiş, bilinmez. Aldığını değiştirirsen ya da kullanmazsan “size de bir şey beğendirmek mümkün değil” derler. Devamında da özel günleri hediyesiz geçirmek ya da sen benim yerime al demek doğallaşır aniden. Eşinin her halini görmüş ama beden ölçülerini anlayamamış olabilir mi bir insan!!  Aşık oldukları kadının stili ve beğenilerine ilişkin bilgi edinmeye kalmayacak şekilde çarpılmış oluyorlar demek.

Kadın her daim anlayışlı, hoşgörülü olacak tezinden hareketle, örneğin en az iki beden küçük bir kıyafet alındığında nasıl yorumlanmalı?
a)Hayatım ne kibarsın, zayıflamam gerektiğini söylemek için çok emek harcamışsın?
b)Beni bu kadar zayıf algılıyor olman baştan çıkarıcı! (acil olarak gözlüğe ihtiyacın var)
c)Diyete başlamak için bir amacım yoktu, şimdi bunun içine gireceğim günü iple çekiyorum.
d)Satış elemanının gittiği pazarlama kursunu sorabilir misin? Bunu almaya seni nasıl ikna etti acaba?
e) …..

Gerçek duyguları ifade eden yanıtlar erkeği, kırılgan, öfkeli ve acımasız yapıp kavga başlattığı için “e” şıkkı boş kalıyor çoğu zaman. Erkeğe sorumluluklarını anımsatmak, kişisel alanınızı belirleyen kırmızı çizgiler aşıldığında uyarmak, evliliğin aşkı, flörtü öldürmediği örneklerden söz etmek ve kadınca talepler erkekleri geriyor. Hele bir erkeğe annesini eleştirme gafletinde bulunmak ilişkilerin kırılma noktasını belirliyor. Sonrası terör zaten!

Şaka bir yana, kadınlar elbette ılık olabilir. Kimileri ılık demiş, kimisi sığınılacak liman, kimi de benim diğer yarım diye adlandırıyor ruhuna sızan kadını.  Kendini eksik hissetmek şurada kalsın, evlendiği için yeniden doğmuş sayıyor kendini. Kadın isterse sorunlara duyarlı ve mizahi yaklaşıp, aile içinde sağlam köprüler kurabilir. Duyguların rafine edilmiş halini yansıtmak,  huzurun simgesi olmak aslında çok gerekli. Mekanizmayı çalıştıran tek anahtar var, erkeğin duygularından emin olmak, hatırının tartışmaya açılmayacağını bilmektir. Sevgisi ile terbiye edilmeyen, ayrıcalığı hissettirilen ve en önemlisi eşi ile gülebilen kadınlar ılıktır sahiden. Sen benimsin diyen değil, benim kadınım sensin diyen bir eş ile yaşamı taşımak, her türlü iklime uyum sağlamak hiç zor olmasa gerek! 

Yazar notu:
  1.  Örnekler gözlem kaynaklıdır, eş tiplemeleri için, ön yargılı davranmayınız.
  2. Erkek okurlardan gelecek tepkileri seziyorum, isyan etmeye gerek yok. Başka bir yazıda da kaprisli ve erkeği borçlandıran kadınlara yapılması gereken bir anketi okuruz.Zarif,adil,bencil olmayan ve hayatı sadeleştirmeye romantizmi çöpe atarak başlamayan erkeklere değildi sözlerim. Toplumsal öğretileri aşmış, gerçekçi ve karizması ile karşıdakini zorunlu olarak değişime yönlendiren kıymetli dostlarım olsa da çoğunluğu esas alıyorum, azınlıklar genel gidişi etkilemiyor ne yazık ki!