7 Nisan 2014 Pazartesi

İKİNCİ KADIN’LARIN VARLIKLARI

İKİNCİ KADIN
Önce “ikinci kadın” kimdir diye soranlara bilgi olsun diye tanımını yazayım; erkeklerin, hem yasak hem çarpık ilişkisindeki kadına yüklenen tanımdır.(her yasak ilişki çarpık değildir, not bölümünü okuyunuz lütfen) Siyaset ve iş dünyasında yasak ve ince hesaplı ilişki fazla olduğundan,  ikinci kadın tiplemesine fazlaca örnek görebiliriz. Aktif siyasetin içinde olan bir arkadaşım, bu   konumda olan kadınlar neden varlıklarını illa göstermek, hissettirmek istiyorlar, erkek olarak hiç anlayamıyorum diyerek yeni bir konu başlığı yarattı. Ben de görüşümü yazarak yanıtlamak ve paylaşmak istedim.(özel yaşamımı bilenler, yazı içeriğinin beni değil  Ankara kulislerini anlattığını bilecekleri için kalemimi özgür bıraktım)
İkinci kadınların bir bölümü, varlıklarını gizleyecekleri yerde fark edilmek için özel çaba gösterirler. Bir bölümü dedim çünkü evli bir erkekle ilişkiye giren her kadının hedefi aynı değildir. Hırs dolu olmayanlar ve ilişkisi ile yetinenler özel yaşamlarını deşifre etmek istemezler. Haddi olmayanı yaşamak isteyenler ve ikinciliği bir hesap karşılığı kabul edenler ise susmazlar. Arkadaşımın dediği gibi,  skandallara ve nice kayıplara neden olsalar bile kendilerini saklamak yerine özellikle niçin teşhir ediyorlar sorusunu, iki somut neden var diyerek cevaplamak mümkün… 
 
Birincisi; güce sahip olmak ve bunu ilan etmektir. Ekonomik ve sosyal yaşam açısından kendine yetemeyen kadın tipi, kaderini değiştirmek için avlanmaya çıkar. Hedefteki av, para ve yetki sahibi olup,  zaaflarını aşamayan şişkin egolu erkeklerdir. (hiç geçim sıkıntısı çeken, fiziksel olarak iddiasız,yetki sahibi olmayan bir erkek için kadınların savaştıklarını gördünüz mü? Makam ve para sahibi erkeklerin etrafında çok fazla ilişki seçeneği oluşuyor. Nedense bu adamların çoğunun bir tarafı arızalıdır, ikinci kadınların ilk başarısı da o arızayı saptamaktır. Erkek de sanır ki onu gören yıkılıyor!) Avcı kadın, entrika uzmanı olduğu için avını ele geçirene kadar uzun süre sabretmeyi bilir. Erkeğin zaaflarını tam olarak  çözerse, erkekteki tüm gücü  ele geçireceğini bildiği için o dönemlerde sessizdir. Ancak avlanma zamanı bitince tüm çevreye meydan okumaya başlar, elde ettiği gücün kendine dönüşlerini görmek için varlığını arsızca ilan eder ki bu güç bazı sapkın kişilikli kadınlar için cinsellikten daha haz vericidir. İkinci kadın olurken ikinci adam olmayı da hak etmiştir, eziklik dönemi bitmiştir. "Yaşasın güç ve konfor" der! Özel sektörde, kamuda veya siyasette olsun fark etmez, nerede ise ayrıcalıklarla donanır. Avın pozisyonuna göre, yönetime ilişkin tüm kararlarda söz sahibi olur. İnsanların geleceği için karar vermeye, emretmeye, atama yapmaya, kendine ait olmayan parayı harcamaya yetkin kılınmıştır bir kere!  Tüm yetkinin onun elinde olduğunu dünya alem görsün diye mayasına uygun olarak sunum yapar. Nasıl sessiz kalsın, kaç lig birden atlamış, gücün tadını almış ve tatmin sınırı genişlemiştir susamaz artık! (sahibi bile susturamaz onu) 


İkincisi de arsızlığa duyulan taleptir. İkinci kadınların bir kısmı kanaatkârdır, adamı, parayı ve gücü (sahiden masum ise aşkı da)  ele geçirmiştir, kazanımını yeterli bulup kendini gizler. Toplumda hanımefendi rolü de caziptir çünkü. (Ayrıca sessiz kalarak başka kazanımlar da elde eder, olgunluğundan dolayı ödüllendirilir bile.) Ancak yukarıda anlattığım gibi, lig atlamak isteyen ve hasta ruhlu olanlar gölgede kalamaz. Varlığını mutlaka açıklar, ilişkisindeki erkeği yönettiğini özellikle söyler, her ortamda belli eder. Yetmiyormuş gibi birinci kadının rahatsız olacağı şekilde pozisyon alır. İş yaşamındaki şov onu kesmiyordur artık. (Erkeğin tüm çevresine sızar, çünkü eş rolünde olabileceği her ortamda boy göstermeye gelmiştir sıra.) Ahlaki değerleri olmayan kadınların sermayesi “cinselliğin araç olarak kullanılması ve kötülük yapabilme becerisi”dir. Kim ne dersin, bu bileşke ciddi bir çekim gücüdür, cinselliğin tescil edilmesidir sanki, kadın bu taktiğin   getirisini iyice hesaplamıştır, kartını açık oynar. Erkek,  aşırı derecede zaaf içinde ise bundan tahrik bile olur, arsızlığın kendine sunacağı sınırsız hizmet başını döndürür. Algıları kapanmıştır, rezil olduğunu düşünmediği gibi ikinci kadına verdiği yetkileri, kendi adına boy gösterilmesini   makul karşılar. 


Geçmiş yıllarda erkeklerin evlilik dışı ilişkilerinde yaşamlarına kalıcı olarak dahil ettikleri, yetki tanıdıkları kadına metres deniliyordu. Övünülecek bir durum olmadığından ve toplum baskısının yaptırım gücünden dolayı ikinci kadın konumunu saklıyordu. Çocukken duyduğumuz şehir hikâyelerinde, bırakın ikinciyi, aldatılan kadın bile susmayı tercih ediyordu, olay, tüm taraflar için utanılacak bir durumdu. Yanlış hatırlamıyorsam filmlerde bile bu tema hakimdi, ikinci kadınlara kötü roller layık görülüyordu.  Modern çağ ile değer yargıları da tartışmalı oldu. Zayıf kişilikli bir erkeğin ego sorunları ile başlayan çarpık düzen ikinci kadına ciddi olanaklar sunduğu için talep arttı. O yüzden kendilerini gizlemiyorlar, hatta bununla gurur duyuyorlar. (Bu kadınların seslerini duyurmak için destek aldıkları işbirlikçilerini unutmamak gerekli. Çarpık düzenden en fazla da onlar yararlanırlar.)


Yukarıda anlattığım tablonun içinde aşka saygı hiç yoktur, o yüzden okuduğunda veya dinlediğinde canı sıkılır insanın. Ankara kulislerinde ve çevremde çok fazla duymama, görmeme karşın anlayabildiğim bir yaşam biçimi değil. Kocası zayıf karakterli olanlara Allah yardım etsin demekten başka bir şey yok. Basit kadın modeli ister ikinci sırada olsun isterse üçüncü, onlar muhatabımız değil! Bence cinselliği ucuzlatan, karşılığında da yetkisini, parasını kullandıran erkeklere kızmalıyız. İkinci kadınlara teslim olan erkekler tepki göstermesin lütfen! Mutlu değilse boşansın bir zahmet başta soyadı olmak üzere kime ne veriyorsa versin, toplumu, gündemi iyi aile babası, mükemmel eş rolü ile meşgul etmesin değil mi? 


Not)

Yazının girişi dağılmasın diye bu bölümü not olarak ekledim.  Yasak ilişki yaşayan her kadına ve erkeğe haksızlık etmeyelim. Bazen çokeşlilik, bazen eş seçimindeki ciddi yanlışlar,yaşanmamış duygular gibi çokça farklı nedenden dolayı erkekler, kolayca aldatıyor. Ancak her aldatan erkek, fettan bir kadının elinde maskara olmuyor. Evdeki eşinin sosyal konumunu koruyan, sevgilisini çevresine sızdırmayan, çocuklarına mahcup olmayan ve özel günlerde eşinin yerini koruyan erkekler de var. Bu yüzden  çapkınlık yapan her  kadın ve erkeğe kişiliği bozuk demek istemem. Vicdanı olan erkek aldattığında eşinden ve çocuğundan neler çaldığını bildiği için hiç değilse kutsal değerlerin çiğnemesine kesinlikle izin vermez. Bu türdeki erkeklerin sevgilileri de   erkeğin yerine karar vermek, ikinci adam diye ortalıkta dolaşmak gibi bir amaç içinde değiller. (Karşılıklı mutlu olmak adına bazen insan yaşadığı alanı yanlış yerde belirleyebiliyor.Bedeli ağır olduğu için kimseyi de ilgilendirmeyen bir sürü örnek var.)


Bir de art niyetli olmayan kadının cephesi var. Erkekten, ilişkisinde özenilme  dışında hiçbir talebi yoktur. Kendine yetiyordur, sınırları vardır, birlikte olduğu erkeği yaşamının tümüne dahil etmez bile! Parayı, kirli bir gücü ise asla istemez. Salt kadın-erkek ilişkisi yaşamak istiyordur, o yüzden sevgilisinin evli-bekar olmasını sorgulamaz.(evli bir erkeğin ne iş var orada zaten) Çünkü erkek, ben özgür bir adamım, kimseye gönül bağım yok diyerek ortaya çıkmıştır, sevgilide suç oluşmaz ki. Hele kadın ahlak dersi öğretmeni değilse kendisine yansımayan değerlerle hiç ilgilenmez. Birinci kadını üzmeye hiç niyeti olmadığı için varlığını gizler, korktuğu kendini eksik hissettiği için değil. Sorumluluk, hem evde hem dışarıda yalan söyleyen erkeğe aittir. Sakın evli erkeklerle ilişkiye giren kadınları desteklediğimi sanmayın, dürüst bir erkeğin neden ikinci ilişkisi var diyorum sadece.  Bu kategorideki kadınlar asla ikinci kadın olmazlar, kabul de etmezler, en fazla çapkın diyebilirsiniz onlara!