4 Nisan 2014 Cuma

FARKLI GEZEGENLERDEN GELEN MESAJLAR

FARKLI GEZEGENLERDEN GELEN MESAJLAR



İlişkiler tıkandığında, uzaydan geldiğimizi veya eşimizin uzayda yaşadığını söyleyerek anlaşılamadığımızı belirtiyor, yaşadığımız öfkeye kılıf buluyoruz. Erkekler ve kadınların olaylar karşısındaki tutumları neden bu kadar değişik, her şeyi genetik ile açıklamak doğru mu diye düşündüğüm için  yetişme koşullarının en az hormonlar ve genler kadar etkili olduğunu anlatan bir yazı yazmıştım. Geri dönüşlerden benim gibi düşünen çok kişi olduğunu gördüm. Ancak aksini iddia edenler de var. Onlar, kadın- erkek arasındaki zıt duygusal yapının  büyüme tarzına değil biyolojik oluşuma bağlı olduğuna inanıyorlar.  Yaşadıkları veya tanık oldukları birkaç olayı aktaracağım, gerçekten yanlış anlaşılmalar olabiliyormuş! Sadece kadın ya da erkek olmak farklı algıya, günah almaya yeter diyenler için, biraz da mizah olsun diye dinlediğim örnekleri yayınlıyorum.
Erkek anlatıyor,
Eşime sürpriz yapıp lüks bir gemi yolculuğu hediye etmek istedim. Eşim ise gemiden hiç hoşlanmadığını, o bütçe ile de farklı bir şeyler yapabileceğimizi söyledi. Uyum sağlayamıyor bana, tam jest yapacakken insanın hevesi kursağında kalıyor. Zaten hiç bir şey ile mutlu olmuyor. (Oysa bütçeleri çok sıkışıkmış, erkek temel gereksinimleri bile zorlukla karşılıyormuş. Kadın eşine çektikleri parasal sıkıntıyı anımsatmamak, onurunu kırmamak için bu seçeneği beğenmemiş gibi yapmış. Erkek nasıl zalimmiş, kadın için neler düşünmüş)
Kadın anlatıyor,
Sevgilimin gelmeyeceğini bildiğim bir davete hazırlanırken seçtiğim iddialı elbisenin altına paçalı korse giyme gafletinde bulundum. İlerleyen saatlerde sürpriz yapıp geldi. Gecenin devamında bana dokunmaya çalıştıkça elini ötelemek zorunda kaldım, çünkü korseden dolayı kendimi çok komik hissediyordum.  Onu arzulamamakla suçlandığım, başka birisi mi var diye sorgulandığım yetmiyor gibi aylarca küs kaldık. Bilseydim üstüme bir şeyler döker, elbisemi değiştirip geri gelirdim. Bir daha korse giymedim.(kadınca takıntıların faciaya dönüşmesine bir örnek)
Erkek anlatıyor,
Gerçekten aşık olduğum kadın ile birlikte yaşlanamadım ne yazık ki! Bir araya gelmemiz olanaksızdı. İlişkim platonik kalmış olsa da ara sıra onu görmek, konuşmak bana hala iyi geliyor. Yine onu görme isteğimi bastıramadım, ziyaret etmek için aradım. Maalesef, bu isteğime çok mesafeli bir yanıt vererek, beni zoraki davet etti. Neden aradım ki, neden hala onu önemsiyorum ki.  Ona karşı devam eden duygusal zayıflığım beni sinir ediyor.(kadın aşırı yorgun ve bakımsız, o halde görünmek istemiyor, keşke yarına ertelesek diye içinden geçirse de kırmamak için söyleyemiyor. Aslında o da bu kısacık kahve molasını çok önemsiyor ama adam bilmiyor)
Erkek anlatıyor,
En az 30 sene önceydi. Görücü usulü ile tanıştırılacağım kızı heyecan ile bekliyordum. Yaklaşınca sarı saçları, etkili gözleri ile sahiden çok güzelmiş diye düşündüm. O zamanlar arabam da yok, yemeğe gitmek üzere taksiye bindik. Aman Allah’ım, saçları yere düştü meğer o sarı saçlar perukmuş, gece iptal oldu, benim sahte bir kadınla ne işim olabilir ki! (Aracılar erkeğin sarışınlara zaafı olduğunu söylemişler kıza, o da etkilemek için peruk takmış, ne bilsin düşeceğini)
Erkek anlatıyor,
Ailece gittiğimiz bir hafta sonu etkinliğinden ayrılıp acilen şehre dönmem gerekiyordu, eşimin arabası ile gitmiştik. Onlar pikniğe devam etsinler, ev sahipleri ile dönerler diye düşündüm. Eşim tuhaf bir yüz ifadesi ile arabayı vermek istemedi, üstelik her istenildiği anda bulunamayan ilçe otobüsü ile dönmemi önerdi. Ne bencil bir kadın, konforunun bozulmasına asla tahammül edemiyor. Beni önemsemediğine çok kızmış ve kırılmıştım. (Meğer erkek ağır anti-depresan ilaçlar kullanıyormuş. Kadın programı iptal etmeyi gönülden teklif ettiği halde eşi yalnız dönmekte ısrar etmiş. Kadın da arabayı vermemek için direnmiş ama öyle ağır şeylerle suçlanmış ki sonu ölüm olsa bile lanet olsun deyip sesini çıkarmamış. Üstelik söz konusu iş alınan riske değmeyen bir konuymuş)
Kadın anlatıyor,
En güzel gecelerimizden birisini yaşıyorduk. Sevgilim, aniden doğrulup, yazıklar olsun sana, sen beni kiminle aldatıyorsun, kim bu Ahmet dedi. Şaşkınlıktan donakaldım, sevgilimi aldatmak aklıma gelecek en son şey, ağlamaktan tükendim.(kadın meğerse hızlı soluklanma sırasında “hadi devam et” diye tekrarladığı için yanlış anlaşılma olmuş)

Kim bilir kendi hayatımızda da böylesine zıt sonuçlar çıkardığımız neler oluyor? Algılarımızın yüzde yüz doğru olduğuna nasıl da inanıyoruz ben de anlayamıyorum doğrusu. Bazısı komik bazısı trajik, yine de ilişkileri baltalamaya yetip artıyor bile!

Adlarını yazamadım, alıntıların sahiplerine teşekkürlerimle,