10 Kasım 2013 Pazar

HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDEYİM


BİLİNÇ KAYBI 
Çoğumuz, iş konuları dışındaki sohbetlerimizde genelde sosyal olaylar üzerine konuşuyoruz. Başımıza gelen olayları paylaşırken, ya bir şeylerden şikayetçi oluyoruz ya da mucize bekleyip toplumun düzelmesini hayal ediyoruz. Toplum olarak geri kalmışlığımızdan kurtulmak için kim yardım edecek sorusunu herkes birbirine soruyor. Atatürk gibi bir lider kaç yılda dünyaya gelir ve gelse bile aynı topluma bir kez daha sahip çıkar mı? 10 Kasım olması nedeni ile bugün daha hassas düşünüyorum galiba.

Sabahın erken saatlerinde günlük gazeteleri okuyordum. Gündemi dolduran o kadar çok farklı konular var ki, insan okumaya, bilgilenmeye ister istemez manşet haberlerden başlıyor. Gazete eklerine geçtiğimde bir haber başlığı dikkatimi çekti. Hürriyet gazetesinin insan kaynakları (İK) ekinde  “PATRONA ALTERNATİF HEDİYE: Fil Dışkısı” diye haber başlığı bulunuyor.(http://www.hurriyetinsankaynaklari.com/ adresinden okuyabilirsiniz.) Acaba şaka mı deyip haberi okudum ve tüm toplumların cinnet modunda olduklarını düşündüm.

“Eski sevgiliye, kaynanaya, patrona, sevilmeyen komşuya tercihinize göre dışkı gönderebiliyormuşsunuz diye başlayan   haber ; adınız gizleniyormuş, inek dışkısı gönderim ücreti ile  ……..TL, goril dışkısı …… lira diye devam ediyor. Potbori seçenekleri de varmış, fazla sipariş verirseniz indirim de yapılıyormuş. Şu an Amerika içi hizmet veren bu siteyi, genelde de patronuna sinirlenen çalışanlar tercih ediyormuş. İçeriği iğrenç bir yazı, okurken bile insanın beyni duruyor sanki.

Yılların gazetesi böyle bir haberi kapağa niye koyar? Hedef nedir, bunalımdaki insanları neye özendirmişler, haberi hazırlayanlar ne yaptığının farkında mı? Üstelik bu yazı Pazar günü yayınlanıyor, çocukların okuma olasılığı yüksek, hem de İnsan Kaynakları ekinde yayınlanmış. Okurlarla dalga mı geçiyorlar, yoksa ruh sağlığını kaybetmiş insanları buluşturmak gibi medyanın bir görevi mi var, anlayamadım doğrusu. Apaçık suça özendirmek, akla gelmeyen sapkın yöntemleri milyonların evine gazete yolu ile sokmak nasıl bir sağduyu eksikliğidir, şuur tutulmasıdır  bilemiyorum. Bize  parlak bir buluş sunuyorlar sanki! Her toplumda hastalıklı davranış olabilir ama ödüllendirilmiyor. Madem bu kadar özgür bir haber anlayışı var, sapıkların fantezilerini, çocuk istismar yöntemlerini ve ahlak dışı dalavereleri de yazsınlar. Kötülüğün, hastalığın, sapıklığın lansmanı için gazetemiz aracı kuruluş olmuş görünüyor.

Toplum olarak gerçekten çok ciddi sorunlara sahibiz. Başta yargının güvenirliği tartışılıyor. Ekonomik kriz tüm şiddeti ile devam ediyor. Rakamsal oyunlarla her şey tozpembe gösterilse de geçim sıkıntısı çeken aileler gittikçe artıyor, sokaklar çetelerle dolu. Kentler betonlaşıyor,  üniversite mezunu işsizler, bunalımdaki gençler, cinnet geçiren bir toplum, başta trafik olmak üzere her sahada kavga eden bireyler diye saymaya başlasak uzun bir liste çıkacak. Ya eğitimdeki fiyaskolara ne demeli! İçi boşaltılmış ders kitapları, her sene değişen sınav sistemi, sınav öncesi satılan sorular………neler neler. Sağlık sektöründen gelen haberler daha da beter.

Umut aşılayacak güzel olaylar, geliştirici yazılar, sanat haberleri, teknik buluşlar, güzel filmler, şarkılar  ile kötü tablodan biraz uzaklaşıyoruz. Çoğu insan uzlaşmaya gerek duyuyor, kaybedilen değerleri yeniden kazanmaya çalışıyor. Bir kısım insan da suç işlemeye yönelerek, aykırı davranışlar ile kendini ifade ediyor. Patlamaya hazır bomba gibi gezen suça yatkın binlerce insan varken,  aile gazetesi dediğimiz "HÜRRİYET" okurlarına nasıl böyle bir yol gösterebilir? İlk sayfadan haberi vermekle neyi hedeflediler merak ediyorum. Bu habere katkı koyanların adreslerine böyle bir paket gelse, biz teşvik ettik deyip gülümseyerek mi teslim alırlar?  

Benim için yazıklar olsun denecek kadar uçlarda  ve son derece ciddi bir olay, üstelik bilinç kaybı ile açıklanamayacak kadar çarpık.Espri konusu bile yapılmamalı. Bu haber sosyologların, toplum mühendislerinin ne kadar dikkatini çeker, bir savcı için suça teşvik sayılır mı, gazeteyi kimler protesto eder bilemem. İlk işim  gazete yetkililerine durumu iletmek, uyarmak olacak.

Not: Benim için, "bu kadının  hiç derdi yok galiba nelere üzülüyor" diyecek kişi olmaz inşallah! Yoksa üzüntüm iyice katlanacak.